Korku filmlerinden sonra gerçekleşmiş ve seksenli yıllara sarkmıştır. Belirleyici olan Hollywood’dur. Nedeni, müzikalin pahalı ve gelişkin teknik olanaklarına gereksinim duymasıdır. Böylece müzikaller çarpıcı, zengin dekorlar önünde kalabalık oyuncu kadrosuyla gerçekleştirilen bol şarkı ve dans numarası içeren filmlerdir. Güçlü sanatçı kadrosuna, şarkı sözü yazarlarına, bestecilere, orkestra şeflerine, senaristlere, koreograflara, dansçılara, şarkıcılara_ sahne tasarımcılarına gereksinim vardır.
Eğlence genellikle küçümsense bile, tarih boyunca farklı kültürlere ve sınıflara bağlı olarak, çok farklı eğlence biçimlerinin ortaya çıktığı da ortadadır. Dyer'e göre eğlence, ütopyacı duyarlıktır. Can alıcı noktanın ütopik dünya modelleri sunmasıdır. Yani eğlencenin meselesi hissettirmekle ilişkilidir. Dyer, merkezdeki bu ütopyacı duyarlığı müzikallerde beş başlık altında inceler. Bunlar enerji, yoğunluk, geçirgenlik, bolluk ve cemaattir. Dyer'in ütopyacı çözümlerine ilişkin modeli şöyle özetlenebilir;
1. Yoksunluk, yoksulluk ve zenginliğin eşitsiz dağılımı, müzikalde yerini bolluk ve eşitlik dağılımına bırakacak
2. Yabancılaşmış emeğin, işin eziyet haline gelmesinin, kent yaşamının ortaya çıkardığı tükenmişliğin yerine, işin oyuna dönüşmesinin, kentin ütopikleşmesinin yarattığı enerji geçecek
3. Araçsal, sürprizsiz, sıradan yaşamın sonucu olan kasvetin yerini etkin yaşamın, dramın ve heyecanın sağladığı "yoğunluk" alacak
4. Burjuva demokrasisi, reklamlar ve cinsiyet rollerinden kaynaklanan yönlendirilme yerini, kendiliğinden açık ve dürüst iletişimin yarattığı “geçirgenlik”e terk edecek.
5. Herkesin her şeyi resmi yollara bağlı kalarak kendi başına çözmesine dayanan yaşamın parçalılığı ise yerini ortak ilgileri, ortak mekanda ortak eylem içinde sergileyen cemaate bırakacaktır.
Müzikalin kahramanları bağımsız grupların birer parçasıdırlar ve başarıya bu grubun toplumsal uyumuyla ulaşılır.
1930- 42.Cadde Altın Arayıcıları, Fantasia
1950’ler ve sonrası- Batı Yakasının Hikayesi, Çiçekçi Kız, Gökkuşağı
1970’lerde hem gişe başarısı, hem de eleştirel ilgi açısından dikkat çeken ve bu değişimi örnekleyen müzikallerin yanısıra yeni bir alt tür olarak "rock operalar" gündeme geldi. Örn. Süperstar, Tommy, Kabare, New York New York, All That Jazz ve Hair. Müzikal filmlerin tür olma özelliğini yitirmesinin bir başka nedeni, stüdyo sisteminin altmışların sonunda tümüyle ortadan kalkmasıdır.
Hair, yetmişlerin duyarlığının ürünü olan bir sahne müzikalinden uyarlanmıştır. Hair altmışların ideolojisine başkaldırırlarken nelerle silahlandıklarını Zen, esrar Freud, Reich, Marcus ve özgür aşk gösterir. Bu filmin çarpıcı yönü dünya çapındaki siyasal olaylar ve düşünceler üzerinde duran, kurumların eleştirisini ideolojik bağlantılar içinde yapan ve siyahları ilk kez insan gibi değerlendiren bir müzikal olmasıdır.
Bu filmde de müzikalin genel niteliklerinden olan "cemaate" yer verilmiştir, ancak bu cemaat artık hippilerden oluşmuş göçer bir topuluk aracılığıyla inşa edilmektedir. Film, genç kuşağın yaşamına ilişkin soruların yanıt seçeneklerini araştırmak konusunda bir isteği sorgularken, cinsel özgürlüğün, servete, iktidara ve şehvete yönelik hastalıklı hırsın karşısına konulabileceği görüşünü de beraberinde getirir.
Müzikaller eğlendirmek, neşelendirmek ve düşündürmek için inşa edilmişlerdir.
Müzikalin öğeleri: Ses, görüntü, şarkıyla dansın şarkı sözüyle sinematografik kılarak yaratılan atmosferin uyumu.
Öykü ve Tema: Öykü büyük oranda kadınla erkek arasındaki romantik aşk üzerine inşa edilmiştir. Müzikaller temel çatışmalarını, düzenle özgürlük, ilerlemeyle durgunluk. işle eğlence temasını işlerler.
Çevre: Kentlerde tiyatro binaları, stüdyolar, soyunma odaları, neonlarla aydınlanmış işlek caddeler, şık gece kulüpleri, otel odalarıdır.
Müzikallerde çatışmaların çözümü şiddete başvurulmadan gerçekleşmesi, herşeyin tatlıya bağlanmasıdır. Bunu başaran aşkın gücü, çalışma azmi ve gerektiği anda ortaya çıkan dayanışmadır. Müzikalin sonunda müziğin, dansın tüm cemaatin ve buna duygusal düzeyde katılan seyircilerinin hem filmin kendi dünyasındaki seyri hem de sinema salonundaki seyirci kaynaşmasıyla kapanır.
Zahide PETEKBAŞI
BİLİM KURGU SİNEMASI
1. B-K’nın tanımı ve Tarihçesi
2. B-K’nın Konular ve Konuların İşlenişi
3. B-K’nın Sinema Tekniği
4. B-K’nın Zaman Algısı
5. B-K’nın Kahramanları
6. B-K’nın Kullandığı Silahlar
7. B-K’yı Besleyen Kaynaklar
8. B-K’nın Türleri ve B-K Sinemasından Örnekler
9. B-K’nın Edebiyatla İlişkisi
10. B-K’nın Temel Doğa Bilimleriyle Olan Sorunları
11. B-K ve Toplumsal Koşullar,Din
12. B-K’nın Bilimsel ve Teknik Gelişmelerle İlişkisi
13. Amerikan B-K’sı Üzerine Bir Deneme
14. B-K’ya Getirilen Eleştiriler
Önemsiz Not; İş bu belge Uzaylı Zekiye, Kuantum Hakan ve Android Ziya’nın Galaksilerarası “Ne olacak bu insanlığın halet-i ruhiyesi” adlı holografik konferansta siz faniler için hazırladığı metnin fizivizyonal sanrısıdır.
* PEK YAKINDA!!!! Hazırlayanlar: Zekiye ERTEN, Hakan ÖZALPUK, Ziya YILMAZ